İKLİM KRİZİNİN GELECEĞİ VE ETKİLERİ

İklim değişikliği yıllardır bilim insanları olmak üzere herkesin dilinde olan bir kavram, eminim sizlerde duymuşsunuzdur. Sözünü uzun zamandır etmemize rağmen yeterli önlem alamadığımız için artık ‘’İklim Krizi’’ olarak  hayatımıza hızla girdi.

Dünyada görülen iklim değişiklikleri ülkemizde de yaşadığımız orman yangınları gibi birçok sebep küresel ısınmaya sebep olarak akıl almaz iklim değişiklikleri yaşatıyor. Kendi yaşadığım şehir olmak üzere ülke genelinde hatta dünya genelinde gerçek anlamda çok dengesiz artan sıcaklıklar ile karşılaşabilirsiniz.

Küresel ısınmaya sebep olan bir diğer konu ise kullanılan fosil yakıtlar. Bu fosil yakıtlar tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. (En fazla sera gazı üreten ülkeler ABD ve Çin) .Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

İklim krizi yüzünden milyonlarca insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalıyor, insanlardan ziyade birçok hayvan küresel yaşam alanlarında yaşayamaz hale geliyorlar ve hatta nesilleri tükenecek duruma geliyorlar. Son araştırmalarda buzullarda 21 derece görüldüğünü biliyor muydunuz? Bu gerçekten korkunç bir durum.

Bir diğer acı durum ise iklim krizinin acısını onu asıl yaratan bölgeler çekmiyor, krizde en az etkisi olan gelişmemiş ülkeler çekiyor ve bu ülkelerin ekonomisine de ket vuruyor. Tabii bir de hayvanlar, ki onların krizde hiçbir etkisi yokken, bizler yüzünden ölüm tehlikesi altında yaşıyorlar. Üstelik bu sadece felaketin küçük bir kısmı. Çoğu insan küresel ısınmayı sadece hava sıcaklıklarının artması olarak bilir. Sadece buzulların erimesinden ibaret sanır. Ama küresel ısınma normalde o bölgede hiç olmaması gereken soğuklara da sebep olur. Her gün dünyanın bir yerlerinde kasırgalara, sellere, orman yangınlarına, soğuk girdaplarına, donlara yol açıyor iklim krizi! Dünyanın dört bir yanında devam eden orman yangınları bulunuyor, bizim ülkemizde birçok tarım arazisi birçok canlı bu şekilde can verdi.

Peki bizlerin ufacık da olsa yapabileceği bir şeyler yok mu? Tabii ki var.

  • Plastik kullanımının tamamen önüne geçmek. (poşet, pipet, su şişesi, bardak vs.)
  • Mevsim meyve sebzelerini tüketmek.
  • Duş süresini kısa tutarak su tasarrufu sağlamak.
  • Yürünebilecek mesafelere yürüyerek gitmek.
  • Kağıdı tasarruflu kullanmak.
  • Et tüketimini azaltmak.
  • Elektriği doğalgazı tasarruflu kullanmak.

Bunların yanı sıra Birleşmiş Milletler dünyanın, iklim değişikliğini, sanayi üretimine geçilmeden önceki dönemin ortalama sıcaklıklarının 1,5 derece üzeri ile sınırlaması gerektiğini söylüyor, bilim insanları da göre toplumun daha önce görülmemiş, hızlı ve kapsamlı bir değişiklik yapması gerektiğine işaret ediyor.

Peki iklim krizinin iş hayatına olan etkileri neler olacak?

Birbirinden bağımsız görünse de iklim değişiklikleri birçok sektörler doğru orantıda ilerleyen unsurlar. Çünkü iş dünyası, doğal çevre ile yakından ilişkilidir. İklim değişikliği, ekosistemi tehdit ettikçe bu sisteme bağlı işleri de aynı oranda tehlikeye atmaktadır.

Araştırmalara göre ilerleyen süreçlerde iklim sorununun önüne geçilemezse, şirketlerin karlılık oranları önemli ölçüde etkileyebilir ve hatta COVİD-19 süreci kadar ekonomiye zarar vermesi bekleniyor. Aşırı hava olaylarının yaşanacağı ülkelerde çalışan sağlığı ve refahı etkilenecek bunun yanı sıra düşük gelirli ülkeler daha fazla risk altında olacaklar. Çiftçiler, açık havada ağır işlerde çalışanlar, doktorlar, inşaat mühendisleri, ulaşım, seyahat, spor gibi hizmet sektörünün büyük bir kısmını kapsayan bu iş kolları gibi birçok iş kolunun iklim değişikliğinden etkileneceğini söylemek mümkün.

Bilim insanlarına göre tarım, sanayi, balıkçılık, ormancılık, turizm, ulaşım, sağlık, tedarik zinciri, perakende, finans/sigorta, inşaat sektörlerinde büyük ölçüde etkilenmeler görülebilir.

Dünyaca ünlü büyük şirketler (CocoCola, İkea, Walmart vb.) yüzde yüz yenilenebilir enerji taahhüdünde bulundu. Bunun yanı sıra Unilever 2030 yılına kadar enerjisinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan üretim için tedarik etmek de dahil olmak üzere farklı farklı sürdürülebilirlik girişimleri konusunda  adımlar atmaya başladı. Çünkü en son açıklanan ILO raporuna göre iklim değişikliği 2030 yılına kadar dünya çapında 2,4 trilyon dolar ekonomik kayba ve 80 milyon iş kaybına neden olacak.

Her şey bu kadar netken ve sayısal verilerle önümüz çıkarken bizlerinde bir şeyler yapıyor olması gerekiyor. Büyük bir kriz var ve iş hayatına etkisi oldukça fazla, dur demenin vakti geldi, geçiyor bile!